Kahve

Kahve;

Coffea bitkisinden elde edilen, koyu renkli hoş kokulu ve lezzeti ile dünya popülâsyonunun 1/3’ü tarafından tüketilen bir içecektir. Kahvenin kimyasal yapısına baktığımızda ise %1 indirgeyici şeker,%7 sükroz,%3 pektin,%10 nişasta,%5 pentozon,%15hemiselüloz,%18 posa,%2lignin,%13 yağ,%13protein,%4 kül,%7 klorojenik asit,%1 trigonelin,%1 kafein bulunmaktadır.

Kahvedeki en aktif bileşen olan kafeinin, merkezi sinir sistemi üzerine birçok etkisi olduğu ve bazal metabolizma hızını artırdığı bilinmektedir. Koyu kavrulmuş kahve az ve orta kavrulmuş kahveden daha az kafein içerir. Kahvede magnezyum, potasyum, niosin, E vitamini bulunmaktadır.

Kahve-KUH İlişkisi=Kahvede bulunan antioksidanlar LDL kolesterol oksinlasyonunu engelleyerek ateskleroz oluşumunu etkilememektedir.

Kahve-kanser ilişkisi=Kolerektal kanserlere karşı kahvenin koruyucu etkisi vardır. Yapılan bir çalışmada günde 5 fincan ve üzerinde kahve tüketen kadınlarda meme kanseri görülme oranının günde 2 fincan ve daha az kahve tüketen bireylere göre %50 koruyucudur.

Kahve-antioksidan =Kahve antioksidan etkisinden kaynaklı olarak kanser ve KUH’a karşı koruyucudur.

Kahve-psikoterapik etkisi=Kahvenin intihar ve depresyona karşı önleyici etkisi ile ilgili çalışmada günde 6 fincandan fazla kahve tüketenlerde hiç tüketmeyenlere göre intihara meyil 1/5 oranında daha azdır.

Kahve-Parkinson hastalığı=Düzenli olarak kahve tüketen bireylerde tüketmeyen bireylere göre Parkinson hastalığı gelişme riski %50–80 oranında azalır.

Kahve-diyabet ilişkisi=Kahve tüketen bireylerde tıp 2 OM görülme oranı tüketmeyenlere göre %30 azalmıştır. Ayrıca uzun süreli kahve tüketimi kilo kaybında az da olsa yararlıdır.

Sonuç olarak hipertansiyonlu, yaşlı, hamile ve emziklilik döneminde olan kadınlar ve ergenlik çağındaki gençlerin kahve tüketimine ve kafein alımına dikkat etmelidir.

 

 

© 2011 İnteraktif Diyet - Tüm Hakları Saklıdır.